15 03 2016

Devrik Umut ve Kurtuluş Yazıları.

     farklı aslında bu tür hisleri yaşamak...           evet saçmadır, evet kaçış gibidir aslında,uyuşturucu kullanmak,                                                                                                  ...gibidir, doğru                                                                   yada doğru gibidir...               güne başlarken; her şey çok saçmadır - sıradandır - berbattır ve yorucu.             uykudan uyanılmıştır çünkü !                                                      birden, hayatın bütün yükü omuzlarına binmiştir. &... Devamı

29 03 2009

Gölgesiz

Sessizlik . . . neden bu kadar saklısın sen, neden gizemli. amacın peşinden sürüklemekse beni çok başarılı.   Devamı

27 02 2009

Nokta

Ben hiç kimseyim, küçük bir nokta. Görünmezlik pelerinim omuzlarımda. Kaç benim kokumdan. Uzak dur surlarımdan, savaş hep kapımda. Sanma güçsüzüm ve savunmasız. Aldanma nokta olduğuma. Hiç uyumuyorum gözüm hep açık... Devamı

06 12 2008

Kuzey'e

     Bizler iyi anılarımızı kuzeye taşırken daha bir çok eşyamız ile birlikte, nerden bile bilirdik yanyana geçireceğimiz günler aslında sadece, sönük bir mum ışığından daha mat olabilirdi.   Taşınırken bu yeşil dolu maviliklere, herkes bizim batının evden kovulmuş üvey çocukları olduğumuzu biliyormuş! Ve malesef kaderimizi belirlerken bizler seçim kaousu içerisinde, istemeden içine düştüğümüz bu çukurun ne kadar derin olduğunu bilmiyorduk!   Hangi çocuk doğmadan önce ismini seçebilmiş ki?   Lütfen bana hiç kızma! Sende biliyordun gideceğim yönü, içinde rol alacağım hikayeyi. Kötü sonla biten bir radyo piyesi gibi... Asla dinlemeye doyamayacağın, yazılı bir oyun. Bile bile sonunu, her gece tekrar tekrar dinleyeceğin bir hikaye.   Nedense taşınırken başka bir aşka, sürekli saklı tutmaya çalıştığımız eski hikayelerimiz yeniden yaşanmışlığı, karşımıza binbir engelle tekrar tekrar öne sürer. Bizi dener... Tanıştığımız her yeni karakter, sana binbir süprizle, oyunlar oynar.   Ve bazen gece usul usul yaklaşırken bize, seninle yaşayacağım korkular, üzerime bulaştıracağın koku, kulağıma fısıldayacağın sessizlikler beni karanlığa gömülü bırakır.   Lütfen gelme artık peşimden!   Sana asla kötülük yapamam. Neden bu silahla beni vuruyorsun?   ... Devamı

05 11 2008

Gidiyoruz

işte gidiyoruz... bu nasıl da zamansız bir karar oldu. şehirden uzaklaştıkça yollar, uzadıkça gider, uzar. kırmızı olur, mavi olur, hasret olur. kokusu başlar, yolun aşağısından köşeyi dönünce hasretin. hatırlıyor musun? gecenin bir vakti durmuştuk söğüt ağaçlarının olduğu sinekli gölde. uzun bir geceyi bekleyip, sabah ışığıyla nasıl göründüğünü merak etmiştin. uykuyu arka koltukta bırakıp, yüzmek istemiştin.. işte gidiyoruz, nasıl bir yere gittiğimiz bilmeyerek... gidebilmek için şeritleri izliyoruz. nasıl da kararsız bir zaman oldu, bir an oldu... unut bildiğin bütün kokuları, hasret kokla, deniz kokla, şeritleri izle. özle şehri  dönebilmek için, yollar gider, gittikçe uzar iki katına çıkar... unutma! bu son gidişin, dönmek senin en lüksün ve yahut imkansızın...   Devamı

31 10 2008

Boşver

boşver... yaşadıklarımız, çözümsüz bir denklemin olası çözümlerine eş değer karmaşık olasılıklardan öteye gitmeyen sonuçlar üretecekdi zaten. ben boşverdim... sen o kadar güzelsin ki, boşvermek bana senin güzelliğin kadar huzur veriyor. anladım... anlamak beni çok üzüyor. bunu anlamayı hiç istemiyordum. senide hiç mi hiç üzmek istemiyorum. biliyorsun... lütfen yaşayamadıklarımız bizi hiç ayırmasın. küsme ne olur. ben çok güçsüz bir o kadar da yorgunum ve korkak. senin küçük ellerini tutamam... kirlenir. güneş gözlerine bakamam...  beni kör eder. korkarım, sana kıyamam. saçların ve kokusu.... boşverdim ben, sende boşver. Devamı

29 10 2008

Hatırlamıyor

Uzun süredir içimden hiç bir şeyler yazmak gelmiyor, çok tuhaf. Oysa, hiç bitmek bilmez cümleleri aklımda ezbere tuttuğumu düşünürdüm. Gerçi başlayıpta taslak olarak kaydettiğim bir sürü yazı var elimde ama, sonunu getiremediğim yazılar. Eksik kalmasın isterim yazdıklarımın. Aslında nerede biteceğini bilemezsin yazının, hissedersin, burası son, noktayı koyacağın yerdir diye anlarsın. Bu yüzden eksik kalmış olmalı diye düşünüyorum, nokta bir türlü ait olduğu yere gelemedi. Birde zaman meselesi yazı yazmak, öyle üç beş dakikayla geçiştirilecek bir uğraşı değil. Düşününce; şu son bir kaç ay içinde yaşadıklarımız beni ne kadar da boğmuş olmalı... Kanserle tanıştık. Ailenin bir ferdini kaybetme korkusu. Hastane koridorunun kaç adım olduğunu. Acaba ona vereceğimiz moral, donuk yüzlerimiz, hissettirmemeye çalıştığımız korkularımız, anlama yeteneği sıfır akrabalar... Gerek yok işte saymakla bitmez... İnsanlar o kadar acımasız ki, anlama yeteneği tükenmiş bir şekilde evrim geçiriyor. Sevmiyorum aslında ben kimseyi.... Kendimi de sevmiyorum. O kadar kolay rol yapıyorum ki, hiç zor değil. Bu hastalık sayesinde görüşmediğim tüm akrabalarımla, yeniden görüşmeye başladım. Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpüyorum yine. Ama hikaye... Böyle biri değildim ben, nasılda böyle bir insana döndüm ve ne zaman oldu bu hiç hatırlamıyorum. Artık bütün arkadaşlarım ise eski arkadaşım, yok kimse hayatımda, çok sıkılıyorum ama bir o kadar da rahatım. Bin servise, git işe çalış ve çalış. Borçlarımdan kurtulmaya çalışıyorum. Ne oldu bana hiç anlamıyorum. Nasıl geldim ben bu hale hiç hatırlamıyorum..... Devamı

12 10 2008

Ne desem

. gitmekle........... .. kalmak............ ... arasındayım... .... hemde........... ..... tam.............. ...... şu............... ....... anda.......... ........ bu............ ......... saatte...... .......... ve .......... ........... şimdi..... Devamı

12 10 2008

Ç e l i ş k i

  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret     bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret    bir yanımda deniz    öteki yanım da esaret    bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret    bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret    bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret    bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret    bir yanımda deniz    öteki yanım da esaret    bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret    bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret    bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret  ... Devamı