................................................................. aşk; karanlıkta parlar .:

Mart 29, 2009 :.Gölgesiz.:

Kategori: o an


Sessizlik . . .

neden bu kadar saklısın sen, neden gizemli.

amacın peşinden sürüklemekse beni çok başarılı.


Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Şubat 27, 2009 :.Nokta.:

Kategori: dipnot


Ben hiç kimseyim, küçük bir nokta.
Görünmezlik pelerinim omuzlarımda.

Kaç benim kokumdan.
Uzak dur surlarımdan, savaş hep kapımda.
Sanma güçsüzüm ve savunmasız.
Aldanma nokta olduğuma.
Hiç uyumuyorum gözüm hep açık...


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Şubat 15, 2009 :.Vasiyet.:

Kategori: yakin

Get this widget | Track details | eSnips Social DNA
fecre dal!.. 
fedai cembiyeleri ile cenkte kaldı, surlarımda kahpe uyuya daldı.
suretim şarap misali eskidikce değeri arttı.
serserim,serim giotin altı.
kalbimde senede kaç kez birisi idam aldı ha !?
şaibelerim şairimdi, şakacı mecburi sıfattı.
rıhtımlarımdan gemiler kalktı, yolcular ağırladım ağır ağır.
revanlarım..
güneştim bir ara yağmur, oldum.
kendi deryalarımda kendimi zorla boğdum.
...spekülatif düşlerin spazmı var.
stagflasyon önlemliydi, sözümü kesme girişiminde bulunan herkeseydi radikal argolar.
söyle ne zaman bitti aşka dair tangolar?
her işte bir racon var.
haydi egoma sponsor ol!..
ecemle ecele giderim. rabbena'mı bir hiç uğru tersledim.
of haaşaaaa!...
bir dilekti vurgun oldu, votka redbull ciğere doldu.
sagopa nadir sarhoş oldu
cemre geç de olsa düştü.
kelimelerdi kerimelere ve kertelerime münzeviydim.
dünveyi senaryolarda "RAP" denen bahirdim.
münasebetsiz küfrü bastım, onurun canını yaktım.
altı senedir aklındayım, çekemedin yoo farkındayım.
RAPimtraksın, sen reel değilsin.
yazdıklarına sadık olamadın, söyle kaç eşlisin?
muaf bıraktım seni ve kitlelerini, sarfiyatlarım fiyatsız..
anonim oldu haykırışlarım

az önce doğdum
halatım yirmi yedi boğum
sele gitti ağustosum
vasiyet etmek istedim şarkılarımı kızıma, hep sonunda kendimi vurdum.
şarjöru doldurdum..

koştuğum bu yolda yarımı sonladım ve kocaman adama döndüm.
sanma çok telaşlıyım, durgunum biraz.
solgunum yüzüm, bitkinim ufaklık
sen de gel peşimden amma çok çalış,
duvarda yazmaz her kural,
yumruk yersin yılma kalk, dayan!..
bu abi yerle çok sevişti.
düşmek hiç ayıp değil, kalkmasını bil!..
ve acele et şu gözyaşını sil!..
sagopa idol oldu bak dedim babam, ben dayandım.
buraya kadar geldim 27 adım.
takma kendimden can sıkıntım, önceden beridir bir ölüm takıntım.
bunu da yüzüme vurmasınlar sade evde yüzüm asık, dışarıda sempatik takıldım...

az önce doğdum
halatım yirmi yedi boğum
sele gitti ağustosum
vasiyet etmek istedim şarkılarımı kızıma, hep sonunda kendimi vurdum.
şarjöru doldurdum..
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Aralık 6, 2008 :.Kuzey'e.:

Kategori: mektup

   Bizler iyi anılarımızı kuzeye taşırken daha bir çok eşyamız ile birlikte,

nerden bile bilirdik yanyana geçireceğimiz günler aslında sadece,

sönük bir mum ışığından daha mat olabilirdi.

 

Taşınırken bu yeşil dolu maviliklere, herkes bizim batının evden kovulmuş üvey çocukları olduğumuzu biliyormuş!

Ve malesef kaderimizi belirlerken bizler seçim kaousu içerisinde,

istemeden içine düştüğümüz bu çukurun ne kadar derin olduğunu bilmiyorduk!

 

Hangi çocuk doğmadan önce ismini seçebilmiş ki?

 

Lütfen bana hiç kızma!

Sende biliyordun gideceğim yönü, içinde rol alacağım hikayeyi.

Kötü sonla biten bir radyo piyesi gibi...

Asla dinlemeye doyamayacağın, yazılı bir oyun.

Bile bile sonunu, her gece tekrar tekrar dinleyeceğin bir hikaye.


Nedense taşınırken başka bir aşka, sürekli saklı tutmaya çalıştığımız eski hikayelerimiz yeniden yaşanmışlığı, karşımıza binbir engelle tekrar tekrar öne sürer.

Bizi dener...

Tanıştığımız her yeni karakter, sana binbir süprizle, oyunlar oynar.

 

Ve bazen gece usul usul yaklaşırken bize, seninle yaşayacağım korkular, üzerime bulaştıracağın koku, kulağıma fısıldayacağın sessizlikler beni karanlığa gömülü bırakır.

 

Lütfen gelme artık peşimden!

 

Sana asla kötülük yapamam. Neden bu silahla beni vuruyorsun?

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Kasım 5, 2008 :.Gidiyoruz.:

Kategori: o an

işte gidiyoruz...
bu nasıl da zamansız bir karar oldu...

şehirden uzaklaştıkça yollar, uzadıkça gider, uzar, kırmızı olur, mavi olur, hasret olur, kokusu başlar, yolun aşşağısından köşeyi dönünce...

hatırlıyormusun?
gecenin bir vakti durmuştuk söğüt ağaçlarının olduğu sinekli gölde, uzun bir geceyi bekleyip, sabah ışığıyla nasıl göründüğünü merak etmiştin. uykuyu arka koltukta bırakıp, yüzmek istemiştin.

işte gidiyoruz, nasıl bir yere gittiğimiz bilmeyerek...
gidebilmek için şeretleri izliyoruz. nasıl da kararsız bir zaman oldu, bir an oldu...

unut bildiğin bütün kokuları, hasret kokla, deniz kokla, şerit kokla. özle şehri  dönebilmek için, yollar gider, uzar iki katına çıkar...

unutma!
bu son gidişin, dönmek senin en lüksün ve yahut imkansızın...

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ekim 31, 2008 :.Boşver.:

Kategori: o an

boşver...
yaşadıklarımız, çözümsüz bir denklemin olası çözümlerine eş değer karmaşık olasılıklardan öteye gitmeyen sonuçlar üretecekdi zaten.
ben boşverdim...
sen o kadar güzelsin ki, boşvermek bana senin güzelliğin kadar huzur veriyor.
anladım...
anlamak beni çok üzüyor. bunu anlamayı hiç istemiyordum. seni hiç mi hiç üzmek istemiyorum.
biliyorsun...
lütfen yaşayamadıklarımız bizi hiç ayırmasın. küsme ne olur. ben çok güçsüz bir o kadar da yorgunum ve korkak.
senin küçük ellerini tutamam... kirlenir, güneş gözlerine bakamam...  beni kör eder. korkarım, sana kıyamam. saçların ve kokusu....
boşverdim ben, sende boşver.
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ekim 29, 2008 :.Hatırlamıyor.:

Kategori: dipnot

Uzun süredir içimden hiç bir şeyler yazmak gelmiyor, çok tuhaf. Oysa, hiç bitmek bilmez cümleleri aklımda ezbere tuttuğumu düşünürdüm. Gerçi başlayıpta taslak olarak kaydettiğim bir sürü yazı var elimde ama, sonunu getiremediğim yazılar. Eksik kalmasın isterim yazdıklarımın.
Aslında nerede biteceğini bilemezsin yazının, hissedersin, burası son, noktayı koyacağın yerdir diye anlarsın. Bu yüzden eksik kalmış olmalı diye düşünüyorum, nokta bir türlü ait olduğu yere gelemedi.
Birde zaman meselesi yazı yazmak, öyle üç beş dakikayla geçiştirilecek bir uğraşı değil.
Düşününce; şu son bir kaç ay içinde yaşadıklarımız beni ne kadar da boğmuş olmalı...
Kanserle tanıştık.
Ailenin bir ferdini kaybetme korkusu.
Hastane koridorunun kaç adım olduğunu.
Acil serviste en fazla kaç kişi kalırsak, güvenlikle tartışılmayacağını.
Acaba ona vereceğimiz moral, donuk yüzlerimiz, hissettirmemeye çalıştığımız korkularımız, anlama yeteneği sıfır akrabalar...
Gerek yok işte saymakla bitmez...

İnsanlar o kadar acımasız ki, anlama yeteneği tükenmiş bir şekilde evrim geçiriyor. Sevmiyorum aslında ben kimseyi....
Kendimi de sevmiyorum.
O kadar kolay rol yapıyorum ki, hiç zor değil.
Bu hastalık sayesinde görüşmediğim tüm akrabalarımla, yeniden görüşmeye başladım. Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpüyorum yine.
Ama hikaye...
Böyle biri değildim ben, nasılda böyle bir insana döndüm ve ne zaman oldu bu hiç hatırlamıyorum. Artık bütün arkadaşlarım ise eski arkadaşım, yok kimse hayatımda, çok sıkılıyorum ama bir o kadar da rahatım. Bin servise, git işe çalış ve çalış. Borçlarımdan kurtulmaya çalışıyorum.
Ne oldu bana hiç anlamıyorum. Nasıl geldim ben bu hale hiç hatırlamıyorum...
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ekim 12, 2008 :.Ne desem.:

Kategori: o an


. gitmekle...........
.. kalmak............
... arasındayım...
.... hemde...........
..... tam..............
...... şu...............
....... anda..........
........ bu............
......... saatte......
.......... ve ..........
........... şimdi.....

a-mı desem.......
b-mi desem.......

Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ekim 12, 2008 :.Ç e l i ş k i.:

Kategori: dipnot

  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret  
  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanımda deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanımda deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret 
  bir yanım da deniz    öteki yanım da esaret 




Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

August 21, 2008 :.Esrarlı şehir.:

Kategori: ben-ce

                   ...ahhhh.

              yüzüyorum kollarında karmaşık çözümsüz hikayelerine. 

              umursamaz seni hiç kimse benim özlediğim kadar.

              ne kadar karışıksın, ne kadar keşmekeş... kördüğümümsün.
              ah istanbul, vah istanbul, sensin canım istanbul.

              ah istanbul, vah istanbul yedin bitirdin beni istanbul...

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- / Sonraki Yazı... ->

:.Kategori.:

:.İzlediklerim.:


Ana Sayfa
@ Posta Yolla

:.Beğendiklerim.:

lebiderya
< Çocuk > ..
Blogcu Yardım
ussuahkam
evoironi
belirsiziz
reira
redstoned

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

..........................kısa yazılar.:

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

Olduğundan daha kırmızı bir gecede,
gölgem gölgene karıştı.
Ezberlediğim yüzünün şekli evimin yolu gibi.
Gözlerimi kapattığım zaman hatırlarım.
Gözlerimi kapatınca sana kaçarım.

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

Son isteğin nedir?
Sorusu,
Çok, çok kolaydır,
ilk isteğin nedir?
Sorusundan.

Çünkü,
O soruyu
Kimse kimseye soramadı,
Korkusundan.

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

Uzat elini,
bırak kir pasını ben silerim.
Bak ellerim küçük ve sıcak,
ne seni boğacak kadar büyük
ne de seni üşütecek kadar soğuk...
Yaklaş biraz daha,
seni yutamayacak kadar küçük bir
ağzım ve üzerine basamayacak kadar
küçük ayaklarım var.

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

Bazı ilişkilerde
matematiği çözülmemiş,
ince hesapların yapılmadığı,
zamanı dilediğince kullanabileceğin,
aşk ve ihtiras dolu günler gelir.
Bu zamanlarda hayat
o kadar kısa gelir ki insana,
gecelerimizi asla sorgulamamalıyız. Olasılıklar döngüsü sürekli devam eder.
Olasılıklar yerçekimi gibidir.

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

Ağustos : Yüzün çok güzel.
Nehir : Karanlıkta nasıl görüyorsun?
Ağustos : Ezberledim yüzünü biliyorsun.!
Nehir : Beni çok mu seviyorsun?
Ağustos : Çoooook.

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

ben ben'de değilim,
ben ben'de değilsem,
ben'deki ben
kime ait bir beden,
ben'deki ben'e
ben sahip değilsem,
kimin bedenindeyim ben?

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

Rüzgar hangi yöne eserse,
Ot o yana doğru yatar.

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

Aşk insanı her hale sokar.
Aşk insanın rüyasına girer,
hemde düzenli bir şekilde
haftalık bir dergi gibi.
Abonelik bedava,
evine getirip bırakmaz birileri,
onu sadece gözlerini
kapattığın zaman okuyabilirsin.
Kısa bir hayal dergisi...

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°

Herkesin aradığı kırmızı pabuç,
O da ben de yok...

°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°¯°